Arapça-Farsça Arasındaki Farklar

Arapça esâslara göre yapılan tamlamalarda ilk kelime hâriç, müteâkip kelimelerin başında lâm-ı ta’rîf ( ال elif-lâm) bulunur. Farsça esâslara göre yapılan tamlamalarda ise lâm-ı ta’rîf kullanılmaz. Osmanlıca imlâda iki tamlama nev’i arasındaki en mühim fark budur.

Meselâ, “Seyyidü’l-enâm” Arapça, “Seyyid-i kâinât” Farsça esaslara göre yapılmış birer tamlamadır.

Arapça tamlamaların ilk kelimesinin son harfinin harekesi bazı istisnâî haller (harf-i cer, zarf, nasb) hâriç ötre, devam eden kelimelerin son harfinin harekesi ise dâima esredir. Farsça izâfet terkiplerinde ise bütün kelimelerin son harfinin harekesi esredir.

Meselâ, رسولُ اللّهِ “Resulullâh” Arapça, شفيعِ روزِ جزا “Şefî-‘i rûz-i cezâ” Farsça esaslara göre yapılmış birer tamlamadır.

Arapça esaslı tamlamalar, sadece Arapça asıllı kelimelerle yapılır. Farsça tamlamalar ise, ya tamamen Farsça veya tamamen Arapça ya da biri Arapça diğeri Farsça kelimelerle karışık olarak yapılabilir.

Bir tamlama tamamen Arapça kelimelerle yapılmış bile olsa, lâm-ı ta’rîf kullanılmadığı sürece, Osmanlıca imlâ kaidelerine göre Fârisî usûlle yapılmış bir tamlama demektir.