6. Kemiyet

6. ARAPÇA KELİMELERDE KEMİYET (AZLIK-ÇOKLUK)

Arapçada kelimeler kemiyeten yani sayı itibarı ile müfred, tesniye ve cemi’ olarak üçe ayrılır.

A. Müfred (Tekil)

Bütün Arapça kelimeler aslî yapısı i’tibârıyla esâsta tekil (ve müzekker) kabul edilirler.

B. Tesniye (İkili çokluk)

İki adedi ifâde eden bu yapı, Arapça kelimelere hastır. Osmanlıcada da çokça kullanılmıştır. Müzekker veya müennes olan müfred kelimelerin sonuna “ye – nun” eki (-eyn) getirilmek suretiyle yapılırlar. (Dâr / dâreyn, taraf / tarafeyn gibi.)

C. Cemi’ (çoğul)

İkiden fazla çokluk ifâde eden kelimelere denir. Cem’in ekalli (en azı) üçtür. Arapçada çoğul isimler, kök hükmünde olan tekil ismin yapısının bozulup bozulmamasına göre ikiye ayrılırlar.

Kelimelerin müfred (tekil) yapısı bozulmadan sonuna getirilen eklerle yapılır. Hepsi kıyâsîdir, yani aynı kaide ile, aynı ekle cemi’ yapılırlar.

Akıl sahibi müzekker isimlerin cemi’leri, kelimenin sonuna “ye-nun”, nâdiren “vâv-nun” eki getirilerek yapılır. Bunlara cem’-i müzekker-i sâlim denir.

Bu kâidenin istisnâî kelimeleri de vardır.

Müennes-i hakîkîler ile akıl sahibi olmayan isimlerin, ism-i mensûbların ve bu ekle bir derece daha çoğul yapılabilen bazı cemi’ vezinlerinin sâlim cemi’leri kelimenin sonuna “elif-tâ” eki getirilerek yapılır. Bunlara cem’-i müennes-i sâlim denir.

Bu hallerde “elif-tâ” ekinden önce, kelime sonundaki müenneslik alâmetlerinden “tâ-i merbûta” tamamen kaldırılır.

Masdarlar da mücerred bir mefhûm olmakla akıl sahibi olmadıklarından böyle çoğul yapılırlar

Müzekker veya müennes kelimelerin tekil (müfred) yapısı bozularak yapılırlar ve bundan dolayı kırık (mükesser) cemi’ler diye isimlendirilirler. Bu vezinler, semâî olup, kaideye bağlı değildir. Bir kelimenin hangi mükesser kalıpla cem’i yapılabileceğinin, aşağıda gösterildiği gibi bazı ipuçları varsa da, elbette her zaman en rahat ve emin olan yolu lügat kitaplarına mürâcaat etmektir.

Mükesser cemi’ler ile ilgili bilinmesi gereken bazı husûslar

Bazı isimlerin birden fazla mükesser cemi’ vezni olabilir. “Bahr” kelimesinin cem-’i mükesserinin “ebhâr, buhûr, bihâr veya ebhur” gelmesi gibi.

Bazı vezinlerin de birbirinden farklı mükesser cemi’ kalıpları olabilir. Sıfat-ı müşebbehelerden “fe’îl” vezninin cem-’i mükesserinin, fi’âl (azîm/izâm), ef’ilâ (tabîb/etıbbâ), fu’alâ (edîb/üdebâ), fe’âil (acîb/ acâib) vezinlerinde gelmesi gibi.

Ya da aynı müfredin müennes ve müzekker vezinleri farklı kalıplarda mükesser cemi’ olabilirler. (garîb/gurabâ, garîbe/garâib gibi)

Arapçada bütün akılsız cemiler müennes kabul edilirler. Mükesser cemiler ise, eğer akıl sahibi olmayan varlıklara delalet ediyorsa müennes, canlı varlıklara delalet ediyorsa durumuna göre müzekker veya müennes olur.

Mesela “ulemâ” kelimesi akıl sahibi “âlim” kelimesinin kırık çoğuludur. Kırık çoğul olduğundan müennes olması gerekirken, akıl sahibi olduğundan müzekker kabul edilir. “Ezvâc” kelimesi de “zevce” kelimesinin kırık çoğuludur. Akıl sahibi olmakla müzekker addedilmesi gerekirken, hakiki müennes olduğu için müennes olacaktır. “Vezaif” kelimesi akıl sahibi olmayan “vazife” kelimesinin kırık çoğulu olduğundan müennes olacaktır.

Mükesser cemi’lerin vezinleri

Ef’ul ( اَفْعُلْ )

Ef’âl ( اَفْعاَلْ )

Ef’ile ( اَفْعِلَه )

Fu’ûl ( فُعُولْ )

Fi’âl ( فِعَالْ )

Efâ’il ( اَفَاعِلْ )

Ef’ilâ ( اَفْعِلَا )

Fu’’âl ( فُعَّالْ )

Efâ’îl ( اَفَاعِیلْ )

Feâ’il ( فَعَائِلْ )

Fevâ’il ( فَوَاعِلْ )

Fu’al ( فُعَلْ )

Fi’al ( فِعَلْ )

Fu’ul ( فُعُلْ )

Fe’ale ( فَعَلَه )

Mefâ’il ( مَفَاعِلْ )