3 – Mezid Masdar Bâbları

a. İf’âl (اِ فْعَالْ ) bâbı

Aslî harflerin başına esreli bir “elif”, aslî ikinci harften sonra ise harekesiz diğer bir “elif” ilâvesi ile yapılır. Çekimi şöyle gelir:

Binâsı: Bu bâb umûmiyetle geçişlidir (müteaddî). Geçişsiz olan masdarları geçişli, esâsen geçişli olan masdarları ise bir derece daha geçişli yapar.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: İf’âl bâbının aslî harflerinden önce ötreli bir “mîm” ilâvesi ve aslî ikinci harfin (ayne’l – fiilin) esre olarak okunmasıyla müf’il مُفْعِلْ) ) vezninde ism-i fâili, aynı harfin müf’al (مُفْعَلْ) vezninde üstün okunmasıyla da ism-i mef’ûlü elde edilir.

  • Meselâ:
  • İf’âl bâbı masdarlarına misâller:
  • İf’âl bâbı ism-i fâillerine misâller:
  • İf’âl bâbı ism-i mef’ûllerine misâller:

b. Tef’îl ( تَفْعِیلْ ) bâbı

Aslî harflerin önüne harekesi üstün olan bir “te” ve aslî ikinci harften sonra harekesiz bir “ye” harfi ilâvesiyle yapılır. Çekimi şöyle gelir:

Binâsı: Bu masdarların binâsı da umûmiyetle geçişlidir. Geçişsiz (lâzım) olan masdarları geçişli, esâsen geçişli olanları ise bir derece daha geçişli yapar. Bu bâb aynı zamanda teksîr (çokluk), kuvvet ve aşırılık ölçüsüdür.

Bir hâl ya da keyfiyetin, birisine isnâdını da ifâde eder.

Bu bâbta, isimlerden masdar da yapılabilir.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: Tef’îl bâbının, aslî harflerinin başına ötreli bir “mîm” ilâvesi ve ikinci aslî harfin şeddeli ve harekesinin esre okunmasıyla müfa’’il (مُفَعِّلْ) vezninde ism-i fâili, aynı harfin üstün okunmasıyla da müfa’’al (مُفَعَّلْ) vezninde ism-i mef’ûlü yapılır.

Meselâ:

Tef’îl bâbı - müteaddî masdarlarına misâller:

Tef’îl bâbı - hâl isnâd eden masdarlarına misâller:

Tef’îl bâbı ism-i fâillerine misâller:

Tef’îl bâbı ism-i mef’ûllerine misâller:

c. Tefe’’ul (تَفَعُّلْ) bâbı

Aslî harflerin önüne harekesi üstün olan bir “te” ilâvesi ve aslî ikinci harfin şeddeli olarak ötre ile okunması suretiyle yapılır. Çekimi şöyle gelir.

Binâsı: Ekseriyetle tef’îl bâbı ile aslî sülâsî bâbındaki bazı masdarların dönüşlülük (mutâvaat) bâbı olup, geçişsizdir. Aynı zamanda tekellüf (zorluğa katlanma) ifâde eder.

Bu bâbta az da olsa geçişli masdarlar da vardır.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: Tefe’’ul bâbının baş tarafındaki zâid “te” nin önüne, harekesi ötre olan bir “mîm” ilâve edilerek ve şeddeli olan aslî ikinci harfin harekesi esre ile okunarak mütefe’’il (متفعِّل) vezniyle ism-i fâili, aynı harfin üstün okunması suretiyle de mütefe’’al (متفعَّل) vezninde ism-i mef’ûlü elde edilir.

Meselâ:

Tefe’’ul bâbı masdarlarına misâller:

Tefe’’ul bâbı ism-i fâillerine misâller:

Tefe’’ul bâbı ism-i mef’ûllerine misâller:

Not: Bu bâbın umûmiyetle geçişsiz olmasından dolayı, ism-i mef’ûllerinin oldukça az olduğuna dikkat edilmelidir.

d. Mufâ’ale (مُفَاعَلَه) bâbı

Aslî harflerin başına ötreli bir “mîm”, birinci harften sonra harekesiz bir “elif” ve son aslî harften sonra da “te” ziyâdesiyle yapılır. Sona gelen bu zâid “te” Osmanlıcada daha çok “hâ-i resmiye” hâlinde yazılır. Çekimi şöyle gelir:

Binâsı: (Müşareket) iki veya daha çok kişi arasında yapılan iş ve hareketi ifade için kullanılır. Bazen de gayret ve devâmlılığı anlatır.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: Mufâ’ale bâbı masdarının sonundaki zâid “te” kaldırılıp, aslî ikinci harfi esre yapıldığında mufâ’il (مُفاَعِلْ) vezniyle ism-i fâili, aynı harf üstün yapıldığında mufâ’al (مُفاَعَلْ) vezniyle de ism-i mef’ûlü olur.

  • Meselâ:

Mufâ’ale bâbı masdarlarına misâller:

Mufâ’ale bâbı ism-i fâillerine misâller:

Mufâ’ale bâbı ism-i mef’ûllerine misâller:

NOT: Mufâ’ale bâbının diğer bir vezni de fi’âl (فعال)dir. Önceki vezinden ma’nâ cihetiyle bir farkı olmayan bu vezin, semâîdir. Dolayısıyla, hangi masdarların bu vezinlerde gelebileceği ancak lügat kitaplarından öğrenilebilir.

Mufâ’ale bâbının fi’âl veznindeki masdarlarına misâller:

e. İnfi’âl ( اِنْفِعَالْ ) bâbı

Aslî harflerin önüne esreli “elif” ile sâkin bir “nun”, aslî ikinci harften sonra da harekesiz “elif” ilâvesi ile yapılır. Çekimi şöyle gelir:

Binâsı: Bu bâb tamamen geçişsiz olup, sülâsî mücerredlerin dönüşlülük (mutâvaat) bâbıdır.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: İnfi’âl bâbının zâid olan “elif” leri kaldırılıp, baş tarafına ötreli bir “mîm” ilâve edildiğinde münfa’il (مُنْفَعِلْ ) vezniyle ism-i fâili yapılır.

Geçişsiz olan masdarların te’sîrleri, kendi üzerlerinde kalıp muhataplarına geçmediklerinden ve böylelikle fâiliyle mef’ûlleri bir olduğundan, geçişli hiçbir masdarı olmayan bu bâbın dolayısıyla ism-i mef’ûlü yoktur.

Meselâ:

İnfi’âl bâbı masdarlarına misâller:

İnfi’âl bâbı ism-i fâillerine misâller:

f. İfti’âl (اِفْتِعاَلْ) bâbı

Aslî harflerin başına esreli bir “elif”, aslî birinci harften sonra yine esreli “te” ve ikinci harften sonra da harekesiz “elif” ziyâdesiyle yapılır. Çekimi şöyle gelir:

Binâsı: İfti’âl bâbı umûmiyetle lâzım (geçişsiz) olup, sülâsî mücerredlerin mutâvaatı (dönüşlülüğü) içindir.

Bazen sülâsî mücerred masdarı ile aynı ma’nâda olurlar.
Bu bâb fâilin gayretini de gösterir.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: İfti’âl bâbının zâid elifleri kaldırılıp, baş tarafına ötreli “mîm” ilâve edilerek ve aslî ikinci harfinin harekesi esre yapılarak müfte’il (مُفْتَعِلْ) vezniyle ism-i fâili, aynı harf üstün yapılarak müfte’al (مُفْتَعَلْ) vezniyle de ism-i mef’ûlü yapılır.

Meselâ:

İfti’âl bâbı masdarlarına misâller:

İfti’âl bâbı ism-i fâillerine misâller:

İfti’âl bâbı ism-i mef’ûllerine misâller

İhtâr: İfti’âl bâbında, aslî sülâsî masdarın ilk harfi (fâe’l- fiili),

1. “Sad, dad, tı, zı” harflerinden biri ise, ifti’âl bâbındaki “te” harfi, “tı” harfine döner.

2. “Dal, zel, ze” harflerinden biri ise, ifti’âl bâbındaki “te” harfi, “dal” harfine döner.

3. “Se, vav, ye” harflerinden biri ise, bu durumda harflerin bizzât kendileri “te” harfine dönerler.

g. Tefâ’ul (تَفاَعُلْ) bâbı

Aslî harflerin önüne harekesi üstün olan bir “te” ve birinci harften sonra bir harekesiz “elif” ilâvesi yapılır ve ikinci harf ötre okunur. Çekimi şöyle gelir:

Binâsı: Bazen müteaddî (geçişli), çoğu zaman ise lâzım (geçişsiz) olan bu bâb, umûmiyetle müşâreket (işteşlik) bildirir.

Veya müfâ’ale vezninin mutâvaat (dönüşlülüğü) içindir.

Kimi zaman da yapmacık hareketleri ifâde eder.

Sülâsî masdarıyla aynı ma’nâyı da taşıyabilir.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: Tefâ’ul bâbının baş tarafına ötreli bir “mîm” ilâvesi ve aslî ikinci harfin harekesi esre yapılarak mütefâ’il (مُتَفاَعِلْ) vezniyle ism-i fâili, aynı harf üstün yapılarak mütefâ’al (مُتَفاَعَلْ) vezniyle de ism-i mef’ûlü yapılır.

Meselâ:

Tefâ’ul bâbı masdarlarına misâller:

Tefâ’ul bâbı ism-i fâillerine misâller:

Tefâ’ul bâbı ism-i mef’ûllerine misâller:

Not: Bu bâbın ism-i mef’ûlü Osmanlıcada pek kullanılmaz. Zira ism-i mef’ûl, geçişli (müteaddî) masdarlarda bulunur. Bu bâbta ise geçişli masdarlar çok azdır.

h. İstif’âl (اِسْتِفْعاَلْ) bâbı

Aslî harflerin başına “elif, sin, te” harfleri ziyâdesi ve aslî ikinci harften sonra “elif” ilâvesiyle yapılır.

Binâsı: Umûmiyetle istek, arzu, talep ifâde eder ve geçişsiz (lâzım) olan masdarları, geçişli (müteaddî) yapar. Bu bâb, sülâsîsi geçişsiz olan masdarlara, bir şeyi öyle kabul etmek, addetmek ma’nâsını da yükler.

İsm-i fâil ve ism-i mef’ûlü: İstif’âl bâbı masdarının zâid elifleri kaldırılıp, baş tarafına ötreli bir “mîm” getirilir ve aslî ikinci harf esre okunarak müstef’il (مُسْتَفْعِلْ) vezniyle ism-i fâili ve aynı harf üstün yapılarak müstef’al (مُسْتَفْعَلْ) vezniyle de ism-i mef’ûlü yapılır.

Meselâ:

İstif’âl bâbı masdarlarına misâller:

İstif’âl bâbı ism-i fâillerine misâller:

İstif’âl bâbı ism-i mef’ûllerine misâller: