2.2 – Sülâsî masdarların çeşitleri

Sülâsî masdarlar beşe ayrılır. Bunlar; mücerred masdarlar, mim’li masdarlar, mec’ûl (yapma) masdarlar, bir defa oluş masdarları (masdar-ı binâ-yı merre), mezîdün fîh masdarlardır.

1. Mücerred masdarlar

Fiil-i mazisindeki aslî harflerinin üzerine herhangi bir harf ilave edilmemiş masdarlardır.

Arapçada sülâsî mücerred masdarların otuzdan fazla vezni vardır. Bir fiilin masdarının bu vezinlerden hangisi olduğu husûsu, semâîdir yani belirli bir kurala bağlı değildir; nasıl işitildiyse öylece kabul edilir. Dolayısıyla bir fiilin masdarının hangi vezinde geldiği, ancak lügat kitaplarına bakılarak ve zamanla öğrenilir.

Çoğu sülâsî mücerred masdar vezinlerinin harfleri, üçten fazladır. Bu fazlalık, değişik vezinlerin kendi aralarındaki farklılıkları gösterebilme zaruretinden dolayıdır. Binâenaleyh, sülâsî mücerred masdarlardaki ( رحمت rahmet’in dört harfli, زراعت zirâ’at’ın beş harfli olması gibi) harf sayısının artması, bunların sülâsî olma vasfına zarar vermez. Zira bunların hepsinin mazi fiilleri yine üç harflidir, yani sülâsîdir. Ve yine hepsinin, ism-i fâil, ism-i mef’ûl gibi isimleri aynı vezinlerde gelir.

Sülâsî mücerred masdarların vezinleri

Bu masdarların Arapçada otuzdan fazla vezni vardır. Osmanlıcada çok kullanılan on altı vezin aşağıda verilmiştir. İncelemek istediğiniz vezne tıklayınız.

( فَعْلْ ) vezni

( فِعْلْ ) vezni

( فُعْلْ ) vezni

( فَعَلْ ) vezni

( فَعْلَتْ ) vezni

( فِعْلَتْ ) vezni

( فُعْلَتْ ) vezni

( فَعَالْ ) vezni

( فَعَالَتْ ) vezni

( فِعَالَتْ ) vezni

( فُعُولْ ) vezni

( فُعُولَتْ ) vezni

( فِعْلَانْ ) vezni

( فُعْلَانْ ) vezni

( فَعَلَانْ ) vezni

Sülâsî mücerredlerin ism-i fâil ve ism-i mef’ûlleri

Bütün sülasi mücerred masdarların ism-i fâil ve ism-i mef’ûlleri aynı vezin ile gelir.

1) İsm-i fâil (فاعل): Masdarın ifâde ettiği işi yapan şahıs veya nesnenin ismi olup, masdarın aslî harflerinin birincisinin önüne “elif” ziyâdesi ve ikinci harfin esre okunması suretiyle yapılır.

2) İsm-i mef’ûl (مفعول): Masdarın ifâde ettiği iş ve harekete ma’rûz kalan, bundan etkilenen şahıs veya nesnenin ismidir. Aslî harflerin birincisi sâkin kılınarak, önüne harekesi üstün olan bir “mîm” ve ikinci aslî harften sonra harekesiz bir “vâv” ilâvesiyle yapılır.

İsm-i fâilde bir, ism-i mef’ûlde ise iki zâid harf vardır.

2. Mim’li masdarlar

Aslî harflerinin baş tarafına zâid mîm harfi getirilerek yapılan sülâsî mücerred masdarlardır. Normal sülâsî mücerred masdarlardan farkı yoktur. Meşhûr olarak mef’al مفعَل, mef’il مفعِل, mef’alet مفعَلت ve mef’ilet مفعِلت vezinleri kullanılır.

3. Mec’ûl (yapma) masdarlar

İsimlerin, sıfatların, az da olsa bazı masdarların sonuna “-iyet” (یت) eki getirilerek yapılır. Çoğu zaman Türkçedeki “-lık, -lik” ekinin karşılığını verir. Ca’lî masdar da denir.

4. Bir def’a oluş masdarları (Masdar-ı binâ-yı merre)

Bir işin bir def’a yapıldığını gösteren masdarlara denir. Kıyâsî sülâsîlerde (فَعْلَه) vezninde gelir.